Türkiye Süper Ligin ikinci haftasında Okan Buruk ile birlikte yeni bir oyun anlayışı ile sahaya çıkan, uzun yıllardır oynadığı pozisyon oyunundan geçiş oyununa geçen Başakşehir, ilk hafta aldığı mağlubiyetin ardından (Yeni Malatyaspor 3 – 0 Başakşehir) kendi evinde galibiyet arıyordu aramasına; ama bu son derece klişe giriş bile Başakşehir’in aldığı mağlubiyetten daha az klişeydi…

Bu sezon yaşanan bu değişiklik, uzun yıllardır ülke içinde savunduğum “her takımın bir tarzı olmalı” savımı doğrular nitelikte.

Abdullah Avcı’nın kurduğu ve geliştirdiği futbol kültürü üzerine daha fazlasını inşaa etmek yerine, Okan Buruk’u takımın başına getirerek yıllarca süren futbol kültürü yok sayılmış durumda.

Okan Buruk, yeni dönemin en iyi teknik direktörlerinden. 50 yaş altı yeni jenerasyonun bayrak adamı konumunda. Ve bana göre de muazzam bir geçiş oyunu ustası. Gittiği her takımda yarattığı fark, bu oyunun eseri aslına bakarsanız. Ancak bir sorun var ki o da şu; Başakşehir’in oyuncu kadrosu, pasla rakip sahaya yerleşen, orada hareketli hücum varyasyonları ile gol bulma üzerine kurgulanmış bir oyun yapısına uygun. Oysa Okan hocanın oynattığı oyun ise efora dayalı, dikine hücumun ön planda olduğu, rakip sahaya gerektiğinde uzun toplarla yerleşildiği bir oyun…

Gece ile gündüz kadar fark var arada.

Bu yeni yapıya tam ayak uyduramamış olan Başakşehir’li oyuncular, aynı Fatih Terim sonrası Lucescu ile çalışan Galatasaray’lı oyuncuları andırıyorlar. Sudan çıkmış balık gibiler.

Fenerbahçe ise bir hafta önce aldığı sansasyonel galibiyetin etkisi ve morali ile geldi Fatih Terim stadyumuna.

Bir önceki hafta Gazişehir’e karşı aldığı 5-0’lık galibiyetten çok, inanılmaz istatistikleri ile konuşuldu. Tam 723 pas… Fenerbahçe vs. Gazişehir maçının istatistikleri çok ilginçti bu yüzden.

Dakika başına 2,5 pas yapabilmişti Gazişehir maç boyunca. Bu inanılmazdı!!

861 kez topla buluşmuştu Fenerbahçe’li oyuncular. Gazişehir’in toplama halı saha takımı görüntüsü bambaşka bir olaydı aslında; ama  %90 pas isabeti, genellikle hiç baskı yemeyen takımların yaptığı bir istatistiğe sahipken, asıl şaşırtıcı olan 723 pasın 453’ünü ileriye yapmış olmasıydı.

Okan Buruk, beklerin ileri çıktığı, hocası Fatih Terim’in uyguladığı geçiş oyununun modern bir versiyonunu uyguladığı için net bir 4-1-4-1 takımı kurmuş durumda.

Yalnız 4-1-4-1’lerin sorunu, iki advanced playmaker kaldırmayacak olmasıdır. Mossoro’nun yer aldığı bir düzende, Arda Turan yerine box to box bir orta saha sistemin daha sağlıklı çalışmasını sağlar. Ancak orada Arda Turan’ın varlığı Fenerbahçe’nin daha kolay pas yapmasını sağladı, ki bu da istatistiklere yansıdı.

Fenerbahçe merkezde bu kadar rahat hareket edince, Emre gibi bir orta saha oyuncusu, oyunu istediği gibi yönlendirebilir hale geldi. Bu sırada buldukları etkili ataklar ile gol aradılar. Özellikle merkezde pas yüzdesini arttırmak ve daha fazla topa sahip olmak için transfer çalışmalarını sürdürmesi, oyun planı hakkında ufak ip uçları verir diye düşünmekteyim.

Fenerbahçe’nin kaleyi bulan 3 şutundan ikisi gol oldu. Başakşehir’de ise kaleyi bulan üç şuttan biri gol oldu. Daha ilginci, Fenerbahçe’nin 64. dakikaya kadar kaleyi bulan şutunun olmaması. İlk kaleyi bulan şut, Ozan Tufan’ın köşe vuruşu sırasında vurduğu kafa vuruşu.
Başakşehir’in 9/3 kaleyi bulma oranı ile oynadı. Daha çok deneyen taraf ise 12/3 ile Fenerbahçe’ydi.

Fenerbahçe 452 başarılı pas yaparken, bunu yapmak için 5 farklı istasyon kullandı. Bunun bir benzerini Gazişehir maçında yapmıştı. Stoperlerden Zanka oyunun başlangıcı olan oyuncu.O merkezdeki Emre’ye (5 numara) ve ona baskı yapıldığında aynı bölgeden oyun kurulumu için devreye Tolga Ciğerci giriyor. Görselde 5 numara ile 14 numara aynı yerdeler.

Tolga ve Emre’nin topu aldıklarında yaptıkları ilk şey Kruse’yi görmek. O baskı altında ise Vedat Muriqi’ye yüksek oynamak. Bazen kaleci Altay bile bunu yapıyor. Fenerbahçe, merkezden pres ile oyun kurması engellenirse, Vedat’a yüksek oynamaktan çekinmiyor. Tottenham vs. Ajax 2018-19 şampiyonlar ligi sezonunun yarı final maçında Llorente’nin yaptığı gibi.

Başakşehir’in ikinci bölgedeki presini bu şekilde kırdı Fenerbahçe ve Arda’nın oyundan çıkana kadarki zaman diliminde oyunu kontrol altında tutması da tam bu yüzden. Başakşehir, geçiş oyunu oynamak için topu rakibine vermişti vermesine; ancak geçişi tamamlamak için pres ile kazanılması gereken topu kazanamadıkları gibi Vedat’ın varlığı yüzünden de o alanda etkili olamadılar.

Sonucunda Fenerbahçe’nin Vedat üzerinden kurguladığı oyun işe yaradı ve maçı 2-1 kazandı. Başakşehir 2’de 0 yaparak şu anda ligin 17. Sırasında. Ligdeki bir çok takım gibi kadrosuna tamamen uyumsuz bir oyun oynamaya çalışıyor olmasının yanında, Visca’nın gol vuruşlarındaki etkisizliğinin de cezası çekmekteler.

Fenerbahçe ise birden fazla pas istasyonu kurarak oyunun baltalanmasını engellemeye çalışmış olsa da, stoperlerin baskı yapmayan; ama ikinci bölge ile kendi birinci bölgesini çok iyi kontrol eden 4-4-2 veya 4-4-1-1 takımlarına karşı bocalaması oldukça muhtemel. Özellikle Vedat’ı kontrol altında tutabilecek bir rakip, Fenerbahçe’yi kontrol altına alabilir.