Liverpool – Watford 
14 Aralık Cumartesi, Saat 15:30

Liverpool, Premier Lig’de 46 maçtır iç sahada kaybetmiyor, bunu 50 maça taşıyacaklarını ve üzerine koymaya devam edeceklerini düşünüyorum. Bu noktada Watford’un Liverpool’dan puan veya puanlar alabileceğini düşünmüyorum.

Sakatlıktan çıkan Deeney’in oynaması halinde Liverpool stoperleri biraz etrafı onunla gezebilir ancak sakatlık dönüşü Deeney henüz toparlanmış değil. Watford’un göbeği kağıt üzerinde çok kaliteli olsa da Liverpool’a karşı varlık gösterebileceklerini sanmıyorum. Watford’un Liverpool’a karşı kullanabileceği tek silah, geri dönememiş Liverpool beklerinin boşalttığı alanı kullanacak olan Deulofeu olabilir ancak bu ne kadar yeterli olur tartışılır. Oyunun hücum yönünde çok keskin bir Liverpool izliyoruz.

Net bir Liverpool galibiyeti şaşırtıcı olmaz.

 

Burnley – Newcastle
14 Aralık Cumartesi, Saat 18:00

Burnley az yiyen-az atan, sıkı savunma yapan görüntüsünden oldukça uzaklaştı, bu sene Sean Dyche hocanın takımı tanınmaz halde. O eşsiz havalarını kaybettiler ve eşsizliğin büyüsünü şu an başka bir takım kullanıyor: Sheffield United.

Burnley yıllardır topu rakipte patlatıp, uzun toplarla ve duran toplarla gol arıyor yalnız bu sene genelde iyi yaptıkları bir şeyi kötü yapıyorlar: Kontraları kötü savunuyorlar. Topu rakipte patlatan birinin kontra yemesi işin doğasına aykırı çünkü top rakipteyken yerleşik düzende savunma yapıyor olmanız gerekir. Burnley rakibin çok çabuk olduğu anlarda yer yer çabuk dahi olamıyor ve bu topa sahip takımların kontra ile gol bulmasına neden oluyor. Açıklaması tuhaf ama sahada birkaç kez gördüğümüz olay bu.

Rakip Newcastle da atlet oyuncularını kullanmak için topu rakipte patlatmayı arzulayan bir takım. Burnley’e karşı üstün oldukları iki nokta var: Birincisi daha formdalar, ikincisi Saint-Maximin sonunda golle buluştu. Sene boyunca atletizmiyle fark yaratan oyuncunun özgüveni de iyice yükselmiş olabilir.

İki takım da gol bulabilir çünkü Burnley yerken cömert, Newcastle da buraya nispeten formda geliyor. Burnley kendi kimliğinden uzak olduğu için Newcastle kesinlikle diş geçirme şansı bulacaktır.

 

Chelsea – Bournemouth
14 Aralık Cumartesi, Saat 18:00

Sezona vasat başlayan, harikulade devam eden, son dört haftanın üçünü kötü, birini çok kötü oynayan bir Chelsea, ligin en kötü giden takımıyla karşılaşacak.

Chelsea için harikulade bir toparlanma şansı ama Bournemouth için de aynı şey mümkün. İki takım da formu düşük rakibine bir tekme atıp, kendisini yukarı çekmek isteyecektir. Yine de bireysel oyuncu kalitesi, oyun planı ve iç saha avantajıyla Chelsea, tekme atacak taraf olmaya daha yakın olacaktır.

Tammy’nin sızacağı pozisyonları savunmak, Bournemouth için zor olacaktır. Böyle yaratılacak bir gol beni şaşırtmaz, Chelsea’yi galibiyete yakın görüyorum.

 

Leicester – Norwich
14 Aralık Cumartesi, Saat 18:00

Ligin en kötü savunma yapan takımı -Southampton da öyle rezil bir hale geldi ki birinciliğe adaylar- ligin en formda takımlarından biriyle oynuyor ve artık şunu söyleyebiliriz: Leicester olgun bir oyunla atacağının ve yemeyeceğinin mesajını vererek oynuyor.

Ndidi-Çağlar-Evans üçlüsünün göbek savunmacılığı çok üst düzey. Bununla birlikte iki kanat bekinin hücuma üst düzey katkısı söz konusu ve bu geride bir dezavantaj yaratmıyor. Bu açıdan Leicester ve Liverpool birbirine çok benziyor. Uçan kanat bekler, onların yerine de bakan stoperler, göbekte bir kapatıcı… Her ne kadar Ndidi-Fabinho tarz olarak farklı oyuncular olsa da göbek kapatıcılıkları ve savunmacılıkları bana göre üst düzey. Teknik açıdan Fabinho, savunmacılık açısından Ndidi öne koyulabilir.

Leicester son haftaları atarak, kazanarak geçiriyor. Kılıcı savuracaklar ve Norwich’in elinde sadece kağıttan bir kalkan var. Ben Leicester’ı galibiyete yakın görüyorum.

 

Sheffield United – Aston Villa
14 Aralık Cumartesi, Saat 18:00

Ligin en eşsiz takımı, Aston Villa ile karşı karşıya geliyor.

Öncelikle, yıllar evvel kalbimi kazanan Norwood’u buralarda görmek beni gerçekten çok memnun ediyor. Gerçekten iyi bir futbolcu, hak ettiği yerde, iyi bir takımda, iyi oynamaya devam ediyor… Aston Villa harika bir durumda değil, Sheffield da her rakibine öyle veya böyle sorun çıkartmaya devam ediyor.

Sheffield topu Villa’da patlatabilirse maçı kazanmak adına dev bir adım atmış olacak çünkü Sheffield harika kontra atağa çıkıyor, Villa ise kontra atakları inanılmaz kötü savunuyor. Bir takımın gücü, diğer takımın zaafıyla bu noktada buluşuyor. Sheffield bunu işlemek için topu rakipte patlatırsa, galibiyete ilk adımını atmış olur.

Öte yandan Villa ise ligin en az gol yiyen takımı Leicester’a bile gol atabilen, çokça hücum silahına sahip bir takım. İki takım da hücumda gününde olursa Villa üstünlük kurabilir ancak Sheffield iç sahada taktiksel savaştan galip çıkarsa muhakkak Villa’ya karşı skoru bulur. Bu maçta mühim olan şu: Sheffield, kendi gücüyle Villa’nın zaafının buluştuğu noktayı ne kadar işleyebilecek?

 

Southampton – West Ham
14 Aralık Cumartesi, Saat 20:30

Toparlanma sinyalleri veren Southampton, geçen hafta sinyal kuvvetlendireceği maçta kayıp yaşayınca haftayı yine küme düşme hattında kapattı. Kadrolarını yeterli bulmasam da kıpırdanmaya çalışıyorlar.

Rakipleri de formsuzluk arasında Chelsea’ye kör kurşun atan West Ham. İki takım da bitiricilik konusunda problem yaşıyorlar. Örneğin Soton’u ele alalım. Bir hafta önce 1.89 xG’den 1 gol çıkarttılar. Üç hafta önce de 2.6 xG’den 2 gol çıkartabildiler. Beklentilerin üstünde gol çıkartabilen takımlar var, bir de böyle takımlar var. Beklentinin altında gol çıkartmak ciddi ciddi ele alınması gereken bir kusur. Olması gerekeni gerçekleştirememiş olmak, işte bütün mesele bu.

İki takımın da bitiricilik sorunları yaşayacağı ancak net bir savunma performansı söz konusu olmayacağından skor bulunacak bir maçın yaşanacağını düşünüyorum. Az kaçıran kazanacak.

 

Manchester United – Everton
15 Aralık Pazar, Saat 17:00

Formda bir Manchester United, hoca değişikliği yaşayan bir Everton… Ne izleyeceğiz çok merak ediyorum, acaba Manchester United yine üretmesi gereken bir maçta yaratıcılık sıkıntıları mı yaşayacak, yoksa yavaş yavaş bu meseleyi de -bence çok zor- çözmeye başlayacaklar mı? Kabul etmek gerekir ki elde atlet, geniş alanda etkili olacak bir takım var. Bu takım yerleşik savunmalara karşı üretme problemi yaşıyor. Everton da burada savunmaya yerleşip, kendi atletleriyle sonuca gitmek isteyecektir. Topla oynama yüzdeleri ortada veya Everton lehine olursa, United maçta büyük bir avantajı eline alır ancak ben topun United’da kalacağını öngörüyorum. Everton deplasmanda oynamanın da etkisiyle topu rakipte bırakıp, kontraları değerlendirmeye çalışacaktır.

Yerleşik savunmaya hücumda Manchester cephesi ne kadar becerikli, tartışılır. Örneğin bu takım ligde beşinci sırada ancak yerleşik savunmalara karşı en iyi hücum eden beşinci takım mı? Tartışılır.

Formdaki Manchester, her şeye rağmen buradan üç puan çıkartacak ekip olmaya daha yakın taraf.

 

Wolves – Tottenham
15 Aralık Pazar, Saat 17:00

Haftanın en vaatkar maçı.

Wolves harikulade bir hücum planına ve bireysel yetenek havuzuna sahip. Traore’nin inanılmaz atletizmi, Jimenez’in üretimi ve iyi atletizmi, Jota’nın bireysel becerileri ileride onlara büyük bir çeşitlilik kazandırıyor. Bu üçlü sahadayken üretimin her türlüsü mümkün oluyor. Wolves 11 maçlık bir yenilmezlik serisiyle bu maça çıkacak. Tottenham’ın da formda olduğu, Mou ile toparlanmaya başladığını söyleyebiliriz.

Tottenham bu maça da sağ bekin hücuma gittiği, sol bekin Abidal gibi sol stopere, sol stoperin merkez stopere, sağ stoperin de iyice sağa doğru açıldığı bir düzenle çıkabilir. Geride üç kişiyi bekletip bir beki tamamen hücuma göndermek, şu an için Tottenham’da çalışan formül. Tottenham oldukça iyi kontraya çıkıyor ancak karşısında belki de ligin en iyi kontra takımlarından biri var ve Wolves düşse de maç içinde toparlanmayı bilen, geri dönüş yapabilen bir takım.

Bu maçın belirleyici noktası, Tottenham’ın kanat kullanımı olacaktır. Kanatları işletebilen takımlar, Wolves’a karşı zorluk çıkartabiliyor. Maç her sonuca açık. Wolves formda, Tottenham formda, iki takım da iyi futbol oynuyor. Keyifli bir maç olacağı kesin ancak gönlüm Tottenham diyor.

 

Arsenal – Manchester City
15 Aralık Pazar, Saat 19:00

Arsenal öyle bir takım ki, kötü giden takımlarda hoca gidince takım bir-iki hafta dahi olsa kımıldanır. West Ham galibiyeti sizi aldatmasın, bu maçı çok kötü oynayarak kazandılar. Yani nasıl bir takım, nasıl bir düzen aklım almıyor.

Maça bakıyorum, normal bir takım bu maçı sıkı bir 4-4-1-1 ile kazanabilir. Ancak yine Xhaka oynar, saçma sapan bir orta saha kurgusu olur mu bilemiyorum. Çok konuşmak da istemiyorum, Arsenal işte.

 

Crystal Palace – Brighton
16 Aralık Pazartesi, Saat 22:45

Wolves’a karşı oynadığı futbolla beni etkileyen Brighton, ligin en kısır takımlarından biriyle karşılaşıyor ancak şöyle bir problem var: Palace atarken kısır olduğu kadar yerken de kısır bir takım. Çok gol yiyen bir takım hüviyetinde değiller ve sıkı savunmaya karşı Brighton ne kadar becerikli olabilir, tartışılır. Ara ara iyi maçlar çıkartsalar da bence hala kırılgan bir takımlar, üstelik Arsenal galibiyeti hiçbir şey ifade etmiyor çünkü Galatasaray’dan MK Dons’a kadar, Arsenal’e karşı maçın bir bölümünde maçı alma şansını yakalayamayacak tek bir takım olduğunu düşünmüyorum.

Brighton zorlu bir fikstürü geride bıraktı, ekstra bir üretim yapamadılar. Son iki haftayı iyi geçirdiler. Palace da üç haftadır formda, buraya nispeten iyi bir formla geliyorlar. Palace’ın sıkı savunması kırılgan Brighton’u ne kadar yaralar, sonucu bu belirleyecektir.

Beraberliğin şaşırtmayacağı bir maç izleyeceğimizi düşünüyorum.