Sarri’yi kovduktan sonra Juventus koltuğu için yüksek profilli birçok hocanın adı anıldı ama bir gerçek vardı ki Sarri’nin 2022’de bitecek sözleşmesinin şartları gereği ceplerinden €20m çıkacakken (Allegri’yi kovmaları da €15m’ya mal olmuştu) ve de pandemi etkisiyle birlikte bir önceki mali yılı €90m zararla kapamışken yüksekten uçmaları mümkün değildi. Pirlo seçimine bu açıdan (sadece €1,8m alacak) bakmak gerek. Yani “Agnelli kendi Zidane’ını çıkarmak istedi…” gibi laflar gerçeği yansıtmıyor. Tamamen duygusal bir seçimdi. Yoksa eminim o da isterdi boştaki Pochettino’yu takımın başına getirmeyi.

Kulübün içine düştüğü maddi darboğazın sadece teknik direktör seçimine değil, transferlere de sirayet ettiğini görebiliyoruz. Henüz sezon bitmeden Barça’yla birlikte ederlerinin çok üstünde fiyatlara Arthur-Pjanic takasını gerçekleştirdiler. Aynısını bir önceki sene Roma’yla Spinazzola-Pellegrini takasında yapmışlardı. Gerçi bu tarz muhasebe defterlerini makyajlama amaçlı şişirme takasları hemen hemen her kulüp yapar oldu. Arthur’un dışında takıma katılan McKennie, Morata ve Chiesa’nın üçü de “kiralık+belli şartlar altında zorunlu satın alma” opsiyonlarıyla transfer edil”ebil”diler. Üst üste yapılan rekorlar kırılarak yapılan Higuain, Ronaldo, De Ligt transferlerinin bir bedeli olacaktı elbette.

Juventus’un uzunca bir süredir kötü değil çok kötü yönetildiğini yazıp çiziyorum. Oysaki Agnelli kulübün başına geldiğinde Marotta’yla beraber akilane bir projeyi hayata geçirmiş, kendilerine ait statlarına kavuşmalarıyla da Milano kulüplerine ve diğer büyüklere yıllar boyu toz yutturmuşlardı. Öyle ki Conte’nin takımı dımdızlak bırakması beklenen istifa sürecini bile kazasız belasız atlatmayı başardılar. Yavaş yavaş da olsa her şey tıkırında gidiyordu… Ta ki Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu takıntısı mantıklarının önüne geçene dek. Bu uğurda ilk hataları Pogba’dan gelen parayı 29 yaşındaki Higuain’e gömmeleri oldu. Gerçi amaç biraz da Napoli’nin önünü kesmekti ama bana kalırsa o da bambaşka bir hata ve bambaşka bir yazının konusu. İkinci büyük hatalarına ise Ronaldo’nun gelişi ve Dybala’nın varlığıyla yer ilk 11’de yer açmakta zorlandıkları Higuain’i değersizleştirme pahasına bir oraya bir buraya kiralamalarını koyarım. Allegri’yi kovduktan sonra “Sarriball”ın uzağından yakınından geçemeyecek o kadronun başına Sarri’yi getirmeleri hatalar zincirinin şimdilik son halkası. Kısacası 2016’dan bu yana akıl almaz bir biçimde kendi topuğuna sıkan bir Juve yönetimi var.

Bu transfer penceresinde de ne kadar kötü yönetildiklerine şahitlik etmemizi kolaylaştıran şeyler yapıldı. €90m ödeyerek aldıkları Higuain’i bırak para kazanmak, üstüne bir de bu sezon alacağı maaşının büyük kısmını vererek zar zor gönderebildiler. Khedira ise Pipita kadar anlayışlı davranmayıp kadro dışı kalma pahasına gitmeyi reddetti; 2018’de aptalca uzatılan sözleşmesi sağ olsun… Higuain gönderildikten sonra doğal olarak bir forvet almaları gerekiyordu ki bu konuda yine mala bağlayıp iki defa büyük hatadan döndüler ama sanmayın ki akılları başlarına geldiği için… Birincisi 33,5 yaşındaki Suarez’e seneliği 15 milyon avrodan üç senelik sözleşme vermeleriydi. Uruguaylı, torpil de yaptırdıkları İtalyanca dil sınavından geçip vatandaşlık hakkını kazansa da (Juve’nin AB dışı oyuncu kotası dolu olduğu için direkt alamıyordu), prosedürün çok uzun sürecek olması kulübün bu transferden caymasını sağladı. İkinci olaraksa 34’lük Dzeko’ya sulandılar. Roma’ya ödenecek bonservisle birlikte maliyeti 50 milyon avroyu bulacak bu transferin yatmasına ise, manidardır ki, Roma’da Dzeko yerine düşünülen Milik’in yan çizmesi sebebiyet verdi. Bunları düşündükçe Morata transferinin (çoğunluğun aksine ben çok beğenirim kendisini) ne kadar doğru olduğu bir defa daha anlaşılıyor.

Kadro mühendisliğinde de sınıfta kaldıkları noktalar her zaman olduğu üzere bolca mevcut. Mesela geçen sezon çok çektikleri bek mevkiini yine harman bıraktılar. Sol bekte ya da kanat bekte mi demeliyim, elde sadece Alex Sandro var ki senelerdir formsuz+müzmin sakat bir isim. Orada oynayabilecek ve aslen sağ bek olan Danilo’yu Pirlo stoper olarak kullanıyor. Aslında geçen sezon Cagliari’de pişen Pellegrini mantıksız bir şekilde Genoa’ya kiralanmasa hiçbir problem olmayacak ama uzun zamandır mantık yok zaten Juve’de. Altyapı mamulü Frabotta A takıma çıkarıldı ve şimdilik kah onunla kah sol kanat beklikle uzaktan yakından alakası olmayan Cuadrado ve Bernardeschi’yle idare etmeye çalışıyorlar/çalışacaklar.

Yalnız şunu takdir etmek lazım; nihayet zıpkın gibi bir forvet hattı kuruldu. Ta Allegri’den beri o kadar hantal bir hücum hattı var ki kontraya çıkarlarken günler, haftalar, aylar geçiyordu. Morata, Kulusevski, Chiesa ve onları destekleyebilecek Cuadrado’yla birlikte nihayet hızlı Juve akınları izleyebiliriz. Tabii burada Pirlo’nun planı da önemli. Federasyona sunduğu bitirme tezinde bol bol “possession game”i övüyordu ama bu orta sahayla (Arthur, Bentancur, Rabiot, McKennie) bu mümkün mü? Arthur hariç hepsi fiziksel oyuna teşne, düz adamlar şunların. Şeytan kulağına kurşun, malum bir bebek kadar narin, Ramsey sezon başından beri çok iyi ama onu da merkezde değil, forvet arkasında oynatıyor Pirlo. Bir de Dybala mevzuu var tabii. Geçen yaz Paratici’nin satabilmek için İngiltere’de kapı kapı dolaştığı Arjantinli sözleşme uzatmak istiyor ama kendine teklif edilenle onun istediği meblağ arasında derin uçurum var. Tam bir mevkiinin adamı olmaması da hocasının başını ağrıtması muhtemel bir başka sorun.

Pirlo’nun malum tezinde ve basın toplantılarında bahsettiği bir oyun planı var kafasında. Hücum ederken 3’lü, savunma yaparken 4’lüye dönen bir defans hattı istiyor. Peki bu takım üçlü savunma oynayabilir mi? Oynayabilir ama De Ligt iyileşecek, Chiellini hiç sakatlanmayacak, Merih ve Bonucci aynen devam edecek. Yani hepsini geçtim ama Chiellini’nin şu saatten sonra devamlı ve üst düzey futbol oynama ihtimali yok. 36 yaşında olduğu için değil, son iki üç sezondur üst üste dört beş maç bile oynamadı bu adam. O olmadığı zaman da üçlü stoperin en netameli kısmı olan sol stoper mevkii kadük kalıyor. Misal Conte elinde Bastoni varken gidip Kolarov’u aldı orası için. Ha Pirlo oraya Danilo’yu çekiyor ama şu ana kadar bu hamlenin tutmadığı aşikar.

Aslında ben geçen sezon bekliyordum ama İnter’de yaşanan büyük sakatlıklar ve Conte’nin “winner oyuncu” diye bahsettiği tecrübeli isim eksikliğiyle birlikte Juventus şampiyonluğu yine bir şekilde kazanmayı başardı. Fakat bu sene bu ihtimalin daha da arttığını düşünüyorum. Pirlo’nun deneyimsizliği, formasyon değişimi, alternatifsiz oyuncuların çokluğu vs. bir yana Lazio ve Roma hariç diğer büyüklerin kadrosu önceki sezona nazaran artık çok daha güçlü. Kısacası o köpeksiz köyde değneksiz dolaşan Juventus artık yok. (Şükürler olsun!)

Barcelona maçından sonra gelen ekleme: Normalde galibiyet ya da mağlubiyet olsun, bir maç için eklemede bulunmazdım ama Pirlo hayatımda gördüğüm en  kötü hoca performanslarından birinin öznesi olduğu için dayanamadım. Çıkardığı XI, çorba gibi formasyon, oyuncuları konuşlandırdığı saçma sapan mevkiler, maç boyunca sağ kanattaki Kulusevski, Cuadrado ikilisinin üstüne binen Dybala ve buna seyirci kalması, ezim ezim ezilen takımına müdahale etmek için tamı tamına 75 dakika boyunca bekleyip Kulusevski-McKennie değişikliğini yapması vs. Pirlo’yla ilgili düşüncelerimi bayağı netleştirdi. Yine de De Ligt ve Ronaldo takıma girdikten sonra ne yapacak, biraz da onu bekleyelim. Hiç ümidim yok ama bakalım.