Maç sonucunun 1-1 olması sonrası, rotasyondan başlayarak eleştiren bir çok insan elbette olacaktır.

Ben bu tip zor deplasmanlara tam takım çıkma taraftarıyım. Ligin en zor 3 deplasmanından birine çıkıyorsunuz. Rakibinizin önemli eksikleri var maçı ilk yarıda bitirip, ikinci yarı rotasyona girmeyi tercih ederim. Ancak tabi ki patron biz değiliz ve söyleyeceklerimiz sadece yazıda kalıyor. Fatih Terim takımını rotasyona sokarak çıkardı bu deplasmana. BTCTürk Malatyaspor ise zorunlu rotasyona tabiydi.

Bu tip maçlarda, özellikle böyle zor deplasmanlarda fişi çekemezseniz zaman geçtikçe, dakikalar ilerledikçe maçın gerilimi artar ve bir yerde hata yaparsınız. Sonunda olanda bu’dur..

Şimdi asıl konuya gelmek gerekiyor. Bu maçı şanssızlık olarak addedebilirsin. Hücum oyuncularının maçı bitirmek için ellerindeki şansı kullanmadığından bahsedebilirsin. Ancak organize olarak ikinci yarı atak yapamadığını ilk yarıda iki tane yapabildiğin gerçeğini yok sayamazsın.

Falcao ve Andone tipinde iki forvetin varsa elinde bunları ileriye atıp iki azman stoperin arasına gönderim Babel/Feghouli veya bu maçta olduğu gibi Adem ile desteklemeksizin. Bu tip oyuncuların oynayabileceği tek format çift forvetli formasyonlardır. Buna rağmen Andone’nin kişisel çabaları ile pozisyon bulabildin ancak yeterli mi?

İnatla, ısrarla bu oyun…

Falcao veya Andone ile tek forvet oynayacaksanız kanatlara Sane, Mane, Salah, Sterling tipinde adamlar koyman gerekir. Artık kanat forvetinden Advanced Playmaker’a evrilmiş iki kanat oyuncusu ile bu oyun oynanmaz. Tamam kafamızda Babel ve Feghouli’nin merkeze kayarak iki beke alan açıp bu beklerin birer açık oyuncusu gibi kullanmak var boş bir rüya bu…

Takımın bu şekilde oynamasını istiyor. Bekler birer açık, kanat forvetleri advanced playmaker… Herkesin kendi içerisinde kurduğu küçük üçgenler ve sonucunda ortaya çıkacak kolektif futbol.

Bunun sadece oyuncuların isimlerini değiştirerek yapılabileceğini düşünmek bana her zaman ilginç gelmiştir. Pep Guardiola bile beklerin bu oyundaki rolü nedeniyle ufak değişikliklere giderek 2-5-3 yerine 2-3-5’e dönüş yaptı. Ama malum Pep’in takımları pas oyununu sadece yataya değil dikeye de yayarlar..

Mesela Pep’in yan pas kullanımı organizasyon bakımından oyunun yönünü değiştirmek için kullandığı, topu kazandıktan sonra kendisinde kalmasını sağlamak için araya serpiştirdiği şeyler. Bu sezon maç başına 672 pas yapan Manchester City’nin ortalama 109 pası evet evet sadece 109 pası geriye oynamakta.. 199 pası ileriye doğru oynarken kalan pasları yana yapmakta. oyunu genişletmek için kullandığı pas daha fazla.. Bunu yaparken pas hızını artırdığını da unutmayalım.

Galatasaray ise tam olarak yan pasları topa sahip olabilmek için yapıyor. Topa sahip olmak demek maçı kazanacağınız anlamına gelmez. Bu hafta şampiyonlar ligi, Avrupa ligi ilk hafta maçlarında bunu net şekilde gördük…

Mesela Borussia Mönchengladbach Avrupa ligi maçında Wolfsberger’e karşı %70 ile topla oynadı ama 4-0 kaybetti hemde kendi sahasında.

Yukarıda söylediğime geleyim. Beklerinizi değiştirseniz bile artık kanat forvetinden birer advanced playmaker’a dönüşen Babel ve Feghouli ile 4-1-4-1 oynayarak yukarıdaki videoda olduğu gibi kanat beklerinin desteği ile oynamaya çalışmak, kısa vadede bu oyunu oynayıp “pozisyon oyunu” oynayanlar kervanına katılmak güzel bir düş. Ama rüyanızda görseniz inanmayacağınız bir düş..

Maçın ilk yarısında %54’e %46 olan topa sahip olma istatistiğinde maçın sonunda %52’ye % 48 geride kalmak, sözde pas oyunu oynayan bir takımın ne kadarda kırılgan olduğunu gözler önüne sermekte. Özellikle, Nagatomo – Lemina değişikliği ile birlikte sol kanadı Malatyaspor için hücuma teşvik edip golü de oradan yemek bir şeyleri daha net anlatır sanırım.

Forvetiniz de bir target man’niniz yoksa yada kanatlarınız da Ajax gibi, Liverpool gibi, Manchester City gibi gerçek inside forvetleriniz yoksa 4-1-4-1 (4-3-3- ve türevleri) oynamazsınız.

Bu hatadan vazgeçilmediği sürece tek forvetli bir düzende iki playmaker’a evrilmiş oyuncu ile hücum etmek kolay olmayacaktır. Melo’nun ilk geldiği zamanlarda 4-1-4-1’de iki 4’lü bloğun ortasında oynadığı zamanları hatırlayıp, Soriano – Alan ikilisi ile çılgın atan RB Salzburg zamanlarını hatırlayıp, target man’siz nasıl oynanır dersi veren o takımı düşünüp iç çekiyorum..

Malatyaspor ise son derece akıllı bir oyun oynadı. Zaten eksik bir takımla çıkmışlardı sahaya. İlk yarı pozisyon olarak kısır bir maç çıkardılar ama ikinci yarı Galatasaray’ın özellikle sol kanattaki değişikliği ile oradan yüklendiler ve golü de oradan buldular. Sergen hocanın taktik zekası ikinci yarıyı Malatyaspor’a getirdi. Bireysel hatayı fazla yapan bir takım. Özellikle iki stoper son derece pozisyon veriyor rakibe.

Netice itibariyle ilk devre Galatasaray’ın ikinci devre Malatyaspor’un üstünlüğü ile geçmiş bir maçın kısa özeti böyleydi.

Gelecek hafta Fenerbahçe derbisinde Galatasaray’ın bu oyunun üzerine ne kadar koyabileceğini bilmiyorum ancak asıl sorununda duygular ile oynanmayan maçlarda ortaya konan futbol olduğunu düşünüyorum.