Öncelikle çok geç kaldığımı biliyorum ancak mazeretim var. Bu panorama konusunda bir rutin oluşturmakta zorlandım ancak şu anda bunu başardığımı düşünüyorum. Şampiyonlar ligi, Avrupa ligi gibi organizasyonları son maç oynandıktan en az bir gün sonra yayınlamayı planlıyorum.

Bu site içi özür ve gelecek planından bahsettiğime göre artık gerçek konulara geçebilirim.

 

Sanki büyük bir sürpriz yaşanacakmış gibi hissediyorum…

Burada tabi ki Galatasaray’ın gruptan çıkmasını isterim ancak Brugge’ün de yabana atılmaması gereken bir takım olduğunu hatırlattayım. Real Madrid deplasmanında şok bir skor ile 2-0 öne geçtiler ancak kırmızı kart ile birlikte oyunu zaten 2-1’e getirmiş olan Real Madrid’e direnemediler ve maç 2-2 bitti.

Real’in hem lig hemde şampiyonlar liginde formunun zirvesinde olmadığı aşikar ve bu sezonun heba olma olasılığı yüksek. Bu yüzden 2013-14 sezonundaki Juventus, Real Madrid, Galatasaray grubundaki Juventus’un elenmesi gibi Real’in elene bilme ihtimali hiç az değil.

Galatasaray ile oynanacak iki maçtan alınacak sonuç iki takımında kaderini çizecektir. Tabi bu arada PSG’ninde Brugge deplasmanında puan kaybetme olasılığının özellikle Galatasaray’ın PSG karşısında oynadığı 5-3-2’yi daha iyi uygulayabilen bir takım olan Brugge’ün puan çıkarmasını bekliyorum.

3. ve 4. hafta sonuçları bu grubun kaderini 3 aşağı 5 yukarı belirler.

Dip not : Şampiyonlar liginde 2. hafta sonunda gol atamayan tek takım Galatasaray.

Bayern’nin çılgın attığı bir maçın ardından 7-2’lik skor ile Serge Gnabry’nin yıldızlaşması konuşuldu. Tabi maç öncesi özellikle iki Tottenham’lı oyuncunun ailevi bir konuda ortaya atılan bir dedikodu ile işler biraz çıkmaza girmişti zaten. Tottenham’ın kontrolü kaybederek düşüşe geçtiği bir dönem yaşıyoruz. Real Madrid’e gitmek için tüm yaz bekleyen ama Tottenham’ın satmamak için direndiği ve sonunda takımda kalan yeniçeri Eriksen’in bazı maçları sabote ettiği konuşuluyordu ki takım arkadaşı Vertonghen’in Eriksen’in eşiyle ilişkisi olduğuna daire çokça söylenti çıktı.

Eriksen’in zaten gitmek istiyordu ve bu haberlerden sonra daha fazla ingiltere de kalacağını sanmıyorum. Sabrina Kvist (Eriksen’in eşi) ile Vertonghen arasında bir şey olmadığı da açıklandı ama tabi Tottenham şu an büyük bir kaos’un eşiğinde.

Bayern grubun lideri olacaktır Tottenham’ın biraz toparlayıp zorda olsa gruptan çıkacağını düşünüyorum.

Grubun mutlak favorisi Manchester City’di hala öyle. Özellikle ligdeki kötü gidişat (City standartlarına göre) sonrası akılların burada olduğunu düşünüyorum. Gerekirse ligi boş vereceklerine inanıyordum öylede olacak gibi. Pep’in uzun zamandır şampiyonlar ligini alamaması çok dillendiriliyor. Her ne kadar Pep önemli olanın lig olduğunu 38 maçlık bir maratonu kazanmanın 13 maçlık bir turnuvayı kazanmaktan daha önemli olduğunu dile getiriyor ancak içten içe tekrar kazanmak istediği ortada.

Atalanta bu grupta beni şaşırtan takım konumunda. İtalya liginin yapısının şampiyonlar ligi için çok doğru bir yapı olmadığını düşünüyorum. Juventus dışında bir kaç saman alevi hariç başarılı olabilmiş, grupları hatta yarı finali zorlamış yakın zamanda tek takım Roma. Atalanta ligde 3. sırada ama Şampiyonlar liginde 2’de 0 (sıfır) yaptılar. Onlardan bir atak bekliyordum ki üst üste iki Manchester City maçı oynayacaklar.

Bu grubun ne şekil alacağı çok belliydi aslında. Leverkusen ile birlikte Lokomotiv’in 3. mücadelesi vereceği aşikardı. Lokomotiv ve Leverkusen üst üste Juventus ve Atleti ile oynayacaklar. Sonrasında liderlik için Torino’ya çevireceğiz kameralarımızı.

Juventus’un lider çıkmasını bekliyorum. Simone ile Sarri’nin takımlarını izlemek çok keyifli.

Bu grupta iki takım 4-4-2 oynuyor ve bunlardan biri lider.

Napoli, Genk ile beraberliği sizi şaşırtabilir ancak Belçika takımları çok iyi bir alan savunmasına ve inanılmaz atletik ön hat oyuncularına sahip. Milli takımdaki oyuncuları biraz daha teknik ancak kulüp takımlarında Afrika kökenli oyuncular yer aldığı için daha az teknikler.

Napoli bunun bilincinde biraz daha dikkatli hücum etti. 2.1 xG oranına rağmen gol bulamadılar. Genk ise kontra atakları denedi.

Liverpool vs. RB Salzburg maçında ise inanılmaz şeyler oldu. 3-0 öne geçti Liverpool. Klasik bir Klopp takımı vardı sahada. Sonra ilk yarının sonlarına doğru Virgil Van Dijk geçen sezon hiç çalım yemeyen adam Chan’den öyle bir çalım yedi ki o topun gol olması gerekiyordu.

İkinci yarı daha atak olan daha çok ısıran takım RB Salzburg’du ve maçı 3-3’e getirdi. Ama Firmino zekası, Salah’ın hızı ile birleşince 4. golü yemeleri çok uzun sürmedi.

Salzburg’un hala bir sürpriz yapabileceğini düşünüyorum.

İnter’in bir şeyler yapabileceğini düşünmüştüm ama ilk iki maç sonunda hala gidecekleri çok yol var. Conte’de bunu dile getiriyor her maç sonrası.

Dortmund’un şampiyonlar ligi performansı iç açıcı gibi görünse de İnter karşısında puan kaybı yaşayacaklarını düşünüyorum. Barcelona bu grubun mutlak favorisi ama onlarda mükemmel değiller. Ölüm grubuna göre isimlerin oynadığı bir grup konumundalar.

Barcelona lider olur ancak Conte’den bir sürpriz bekliyorum.

Zenit çok ilginç bir şekilde bu grupta bayrak liderliğini yapmakta. Ancak Lyon’un lig performansı sonrası Sylvinho’nun görevine son vermeleri bu grupta işleri biraz değiştirebilir. 3-1-4-2/4-4-2 kırması bir oyun oynayan Zenit, target man ile hayatta kalıyor.

Benfica ise geçen sezon ki gibi şampiyonlar liginde varlık gösteremiyor. Çok dengeli bir grup aslında ve bu grupta objektif olamadığım RB Leipzig var.

Nagelsmann çok iyi bir teknik direktör ama Poulsen konusunda kulüp olarak beklentilerin performansa oranlar çok farklı olduğunu düşünüyorum. Poulsen’in şu anki görevi sadece Werner’e alan açmak gibi. Ancak ondan daha fazlası alınabilir. Werner durduğunda Leipzig de duruyor. Daha hareketli bir target man ile daha fazla gol bulacaklarına hiç şüphem yok. Devre arasında oraya bir takviye gelecektir.

Ajax yine hızlı, yine etkili… Geçen sezon bıraktığı yerden devam ediyor gibi. Lille maçında daha ortada gibiydi. Lille’in tecrübesizliği maçın skoruna Ajax’tan daha çok etki etmişti ama Valencia karşısında öyle olmadı. Chelsea maçında şanslı olan Valencia bu sefer çok acı kaybetti. Topla oynayan Valencia gibi gözükse bile hareketli ön alanı sayesinde çok efektif bir takım olan Ajax maçı kolayca bitirdi.

Chelsea ise zor bir maçı son 15 dakikada bitirebildi. Lille iyi bir takım ve kolay bir lokma değil aslında. Ancak şampiyonlar ligi oynayan oyuncu sayısı çok az. Chelsea’nin Valencia’yı geçip gruptan çıkacağını düşünüyorum.

ikinci haftanın sonunda gruplarda yaşananlar böyleydi. Milli maç arası sonrası 3. hafta maçlar başlayacak. Ve grupların durumu daha net bir şekilde görülecek.