Geçen yaz Ancelotti’nin alınması için çırpındığı James’le birlikte şu an Everton’da yaptıklarını görünce insan üzülmeden ve De Laurentiis’in sol kulağını çınlatmadan edemiyor. O zaman “Bu dar orta saha rotasyonuyla şansları yok…”minvalinde yazmıştım ama Liverpool’u mağlup ettikleri maçtan sonraki çöküşü hayal bile edemezdim. Tabii Ancelotti’nin kovulmasına kadar giden o dönemi sadece James’in alınmamasına bağlamak yanlış olur ve o dönemde neler yaşandı (yönetim emriyle futbolcuların kampa alınması, bazılarının bu emri delmesi, Ancelotti’nin futbolculardan yana tavır alması, yönetimin kestiği yüklü cezalar vs.) halen aydınlatılmaya muhtaç.

Ancelotti’nin halefi Gattuso’ya ise aynı yamuğu yapmadı De Laurentiis. Rhino takımın başına geçtiğinden bu yana emrine amade edilen isimlere bakalım: Demme, Lobotka, Politano (bu üçlü devre arasında gelmişti); Petagna, Rrahmani, Osimhen, Bakayoko. Daha önemlisi de şu: Bu transferle yapılırken neredeyse Gattuso’nun zaten papaz olduğu Allan ve adamım Callejon hariç kimseyi kaybetmedi Napoli. Sonuç itibariyle de mükemmel bir kadro var şu an ortada. Juventus’unkinden daha dengeli, İnter’inkiyle yarışır derecede güçlü bir kadro.

Gattuso’nun oyunculuğunun aksine güzel ve pozitif futbol isteyen bir hoca olduğunu Milan’dan beri biliyoruz. Ligdeki nadir 4’lü savunma yaptıranlardan ayrıca. Bazen 4-3-3 bazense 4-4-2 oynatıyor ama gönlünde yatan aslan ilki. Bu sistemi oynamaya kabil orta saha oyuncuları (Demme-Fabian Ruiz-Zielinski) ve forvetler de (İnsigne-Osimhen-Lozano) yedekleriyle birlikte elinde var. Burada Osimhen için birkaç kelam etmek istiyorum. Ligue 1 izleyen biri değilim, o yüzden transfer olana kadar ne namını ne de nasıl oynadığını biliyordum bu çocuğun ve ödenen devasa bonservise (€70m) derin bir “oha” çekmiştim… Gel gör ki izlediğim her maçta tekrar tekrar hayran kalıyorum kendisine. Hem atletik hem de yaşından beklenmeyecek seviyede zeki ve hücumda oyun kurabiliyor. Maazallah eğer sakatlanıp etmezse geleceğinin çok parlak olduğunu düşünüyorum. (Günaydın bana.)

Tek sıkıntı olarak şunu görüyorum, normalde kağıt üzerinde ligin en iyi tandemini kurmasını bekleyebileceğin Koulibaly-Manolas ikilisi ilk andan beri birbiriyle hiç uyumlu değil. Gattuso’nun buradaki problemi çözmesi gerekiyor. Maksimoviç ve Rrahmani gibi iki cengaverden birini Manolas’ın yerine ikame etse diyeceğim ama Manolas bu sonuçta… Bir diğer sıkıntı, aslında pek sıkıntı da sayılmaz ama can sıkıcı durum diyelim, Milik’in durumu. Juve onu, o Juve’yi çok istedi ama Juve’nin maddi imkansızlıkları bu işin yatmasına neden oldu. Sonra Roma’ya gidecek gibi oldu. Hatta o transfer gerçekleşse Dzeko da Juve’ye gidecekti ama bu defa da Milik arıza çıkardı ve transfer yattı. Sözleşmesi gelecek yaz bitiyor ve Juve’ye bedava gitmek istediği için yeni sözleşme imzalamadı. Nihayetinde de De Laurentiis’in kafasının tasını attırdı ve federasyona gönderilen esame listesine eklenmedi. Yani en azından ocak ayına kadar forma giyemeyecek. Hak etti mi? Bence sonuna kadar hak etti fakat kadroda dursa da en azından Avrupa Ligi maçlarında oynasa belki ocakta bir yerlere cüzi bir miktara da olsa satılabilirdi.

Peki Napoli’nin şampiyon olma ihtimali var mı? Bana kalırsa en az Juve, İnter ve hatta ağzımız açık izlediğimiz Milan kadar var. Dediğim gibi kadroları çok iyi. Belki bir adet daha kanat oyuncusuna sahip olsalar çok daha iyi olurdu ama kimin kadrosu kusursuz ki? Nihayetinde iş biraz  takım kimyasının tutmasına (şu an Milan’da âlâsı yaşanıyor) biraz da teknik direktörün maharetine (Gasperini, De Zerbi) bağlı. Gattuso’nun sevilesi bir adam olduğu ortada. Hayır, kendisiyle tanışmışlığım yok ama oyuncuların röportajlarından ve antrenman görüntülerinden, geçen gün Demme’yle güreşiyordu, bunu sezmek mümkün. Dahası Bakayoko sırf onun için Napoli’ye geldi. O Bakayoko ki Milan’da beraber çalışırlarken Gattuso tarafından ilk 11 çıkarılmadığı bir maçta sonradan oyuna girmeyi reddetmiş ve akabinde Gattuso tarafından “İçeride görüşeceğiz…” diye tehdit edilmişti. Napoli’ye kiralandıktan sonra ilk açıklaması ise “Beni buraya gelmeye Gattuso ikna etti.” şeklinde oldu. Mamafih geriye bir tek Gattuso’nun takımına doğru oyunu dikte ettirmesi kalıyor. Umarım onda da başarılı olur.

Bir de neredeyse unutuyordum. Çok büyük kelek yapıldı Napoli’ye. Juve deplasmanına gitmeden önce Elif ve Zielinski’nin test sonuçları pozitif gelince Napoli’deki yerel sağlık yönetimi takımın Torino’ya gitmemesini ve karantinaya girmesini salık veriyor. Ertesi gün federasyon maçın oynanacağını söylüyor, Agnelli denen martı kaş da takımı sahaya çıkarıyor. Sonuçta Napoli maça çık(a)madığı için 3-0 mağlup ilan edildi ve üzerine de 1 puanları silindi. Federasyon kafalarına göre maça çıkmadıkları için böyle bir karar aldıklarını söylüyor, Napoli ise buna mecbur kaldıklarını… Kesin olan bir şey varsa o da Juve’nin en formsuz döneminde böyle bir maça çıkmaktan yırtıp 3 puanı cebe koyduğu. (Bu arada Napoli olayı mahkemeye taşıdı.)