Aslında bu panorama işini haftalık yapmayı düşünmüştüm ancak inanılmaz yoğun geçen bir kaç haftadan sonra biraz aksattığımı kabul ediyorum. Bu haftadan sonra umuyorum ki panorama bölümü haftalık olarak devam edecek. Tabi bu söylediğim her lig için geçerli…

Çaykur Rizespor vs. Trabzonspor

Rizespor’un 3-5-2/5-3-2 kırması bir oyun ile başlayıp golü bulunca (ki gol çok çok iyiydi) Rizespor’un oyunu tutmuş gibiydi.

Ancak Ünal Karaman muazzam bir iş yaparak Türkiye liginde herkesin neden ısrar ettiğini anlamadığım 4-1-4-1’den vazgeçip Novak – Doğan değişikliği ile 4-2-3-1 geçiş yapınca Rize’nin kalabalık orta sahasına karşı ayakta kalabilecek noktaya geldiler.

Ardından da Rize’nin kilitlenmesinden sonra (0,8 xG ile oynadı Rize) daha atak bir yapıya büründüler.

Burada en büyük problem Sörloth’un ısrarla sağ kanatta oynatılması. Özellikle Sturridge’in gelişi sonrası Sörloth’un kanatlara gönderilmesini hiç doğru bulmuyorum. Merkezde de target man özelliklerini değilde daha çok defansif forvet özelliklerini göstermesini bekliyorum. Trabzonspor’a böyle daha faydalı olabilir.

Nitekim attığı gol ile birlikte 1-1’e gelen maçın sonuna birde asist yaparak (kafa ile indirdiğini unutmayalım) maçı çeviren isim oldu.

Hızlı bir oyuncu olması, topla beraber gidebilmesi, muazzam olmasada yeterli bir bitirici olması Sörloth’u, Fenerbahçe’nin Vedat kullandığı gibi kullanmayarak doğru bir iş yapacaktır görüşündeyim.

Trabzonspor’un 12 puan ile 3. Sırada olması avrupa ile birlikte ligi aynı anda ne kadar götürebileceğini görmek gerekiyor. Rize ise ligin başında yaptıklarının ekmeğini yemeye devam ediyor.

Beşiktaş vs Alanyaspor

7. Haftasına geldiğimiz süper ligin lideri Alanyaspor. 14 puanlı liderimiz ilk mağlubiyetini bu hafta Beşiktaş karşısında aldı. Eski usta-çırak ilişkisinin yaşandığı bir maçtı ve Erol Bulut iki sezon önce yardımcılığını yaptığı Abdullah Avcı karşısındaydı. Deplasmanda iyi oynamasına karşı 3 puan bıraktı ve Beşiktaş’ın zor günlerinde ilaç gibi gelen bir galibiyet ile sonuçlandı.

Beşiktaş’ın topla daha az oynadığı karşılaşmalarda skor olarak daha iyi olduğu gerçeğini göz ardı etmeden %51 gibi bir topla oynama oranı ile maçı bitirdi. %75 gibi son derece düşük bir pas isabeti ile oynadı Beşiktaş. Zaten sorunun büyük bir kısmı fazla pas yapmasına rağmen isabetli pas konusunda sınıfta kalan bir Beşiktaş olmasıydı. Bunun sebebi, pas oyununa yatkın olmayan bir takım olması…

Abdullah Avcı zamanla evrimleştirmeye çalıştığı bir takım Beşiktaş. Pas oyununa adapte etmek için çok uğraşıyor ancak çift forvete geçmeden 3. Bölgede etkili olmadı. Alanyaspor ligin en çok şut isabeti sağlayan iki takımından biri (diğeri Başakşehir) 6,4’lük isabet oranı ile maç başına 12,1 şut çeken takım %52 ile isabet sağlamakta. Ancak bir kaç hafta öncesine kadar gol konusunda lider olan Alanyaspor artık Malatyaspor’un gerisinde.

Beşiktaş bu galibiyet ile rahat bir nefes alıp milli maç arasına öyle girdi. Alanyaspor ile mağlup olarak ligde namağlup tek takım ünvanını kaybetti.

Fenerbahçe vs Antalyaspor

Fenerbahçe klasik bir Ersun Yanal takımı.

Değiştiği, geliştiğine dair yazılar okuyorum ancak bir şey değişmediği çok açık. Tek hücum planı Vedat Muriqi konumunda. Daha önce Başakşehir maçından sonraki maç raporunda “kendi yarı sahasına çekilen ve stoperlere baskı yapmayan her takım Vedat’ı kontrol ettiği sürece Fenerbahçe’ye sorun yaratı” demiştim.

Antalyaspor tam olarak bunu yaptı. Kendi birinci ve ikinci bölgesini kontrol altında tuttu ve Vedat’ı devamlı Diego ile eşleştirdi.

Fenerbahçe topu uzun oynadığı her anda Diego ile Vedat eşleşmesini gördük. Ve kazanan Diego oldu. Fenerbahçe’nin savunma merkezindeki sorun devam etmekte. Jailson oranın oyuncusu değil, Rami transferi kötü bir transfer olabilir. Serdar ve Sadık ise lig başından beri doğru düzgün süre alamadı. Moses ve Rodrigues kanatları (Rodrigues sakat) denenmedi… Ersun Yanal çok çabuk bu düşünceden vazgeçti. Onun yerine orta saha oyuncuları ile oynamayı tercihi ediyor.

Fenerbahçe maçın ilk yarısında beklerinde desteği ile bir altıgen kurdu.

Kanattaki orta saha oyuncuları merkeze yaklaşırken bekler oyuna birer kanat oyuncu gibi dahil oldu. Emre sürekli gezen bir oyuncuydu ve serbest pozisyondaydı. Gustavo ise iki stoperin önünde “Anchor” olarak oynuyordu. Bu düzen Fenerbahçe’ye çok baskılı bir oyun ortaya koymasına neden olmuştu olmasına ama Ersun Yanal’ın ikinci yarıya başlarken yaptığı Tolga – Zajc değişikliği ile Fenerbahçe ilk yarıdaki baskınlığını ortaya koyamadı.

Antalyaspor merkezi çok iyi kapattı ve bu Fenerbahçe’nin etkinliğini azalttı. Kenar ortalarına doğru evrilen oyun sonunda Diego vs. Vedat eşleşmesinin galibi maçın sonucunu tayin edecekti. Diego tayin etti… Bu arada Hakan Özmert’in kaçırdığı golde Altay’ın vuruş yapılana kadar ayakta kalması onun ne tür bir kaleci olacağını gösteren emarelerden olduğunu düşünüyorum… Son olarak maç özelinde Fenerbahçe’nin Ersun Yanal’ın 3’lüsüne dönüş yapması da şart gibi… Elinde bunu yapabilecek çok iyi bir kadro olduğunu düşünüyorum.

Fenerbahçe bu mağlubiyet ile son 5 haftada 10 puan kaybetti. Ligin başındaki Gaziantep FK maçından sonra kazanılan Başakşehir maçından beri üst üste iki galibiyet alamadı. Antalyaspor ise üst üste 4 hafta 2 mağlubiyet 2 beraberlik aldığı ligde önce Malatyasporu ardından da Fenerbahçe’yi yenerek 11 puan ile 7. Sırada kendine yer buldu milli maç arasından önce.

Gençlerbirliği vs. Galatasaray

Maç raporunu yazmak için izlediğim yoksa izlenecek bir yanı olmayan bir maçtan sonra Galatasaray hakkında uzun uzun yazmayı doğru bulmuyorum.

Büyük sorunları var ve diğer takımlardan farklı olarak sorun sadece saha içinde değil. Kaos ile Galatasaray’ın adı her zaman yan yana gelmiştir bu sezonda öyle bir sezon olacak gibi. Savunma çizgisi, orta saha bloğu her şey darmadağın. Forvetiniz var ama topla buluşturacak pozisyonları yaratamıyor, Falcao’yu iki stoperin arasında yok olmaya mahkum ediyorsunuz.

Gençlerbirliği oynaması gerektiği gibi oynadı. Galatasaray maçın başında bir kaç pozisyon buldu ama Gençlerbirliği maç ısındıktan sonra o pozisyonları arar oldu. Sonucunda kazanılan 1 puan son derece iyi.

Galatasaray’ın savunmada nasıl duracağını bir kenara bırakıp, forvette mutlaka iki kişi kalmak zorunda. Bunun temel sebebi, Fenerbahçe veya Trabzonspor gibi rakiplerinin rakip ceza sahasında çoğalabiliyorken Galatasaray’ın bunu başaramaması…

Galatasaray ligin en az şut çeken takımlarından 9 şutu var maç başına ve bunlarda 0,9 gol çıkararak bu alanda lig sonucusu. Evet evet lig sonuncusu. Fatih hocanın “benim takımlarım her zaman çok gol atmıştır” söylemi boşuna değil. Bu gol kısırlığının nedenleri bariz.

Kanat forveti olmayan iki oyuncu ile 4-1-4-1 oynamaya çalışmak….

İstatistiğe geri döneyim. Beşiktaş 8,7 maç başına şut çekiyor anca 1,4 gol bulmuş durumda… Gaziantep FK ise 8 şut çekip 1,7 gol atmış… Pas istatistiklerinde Konyaspor ile 3. Ve 4.lüğü paylaşıyor. Pas takımıyız biz diyen bir takım için acı bir gerçek…

4 beraberlik almış durumda Galatasaray. İlk hafta yenildikleri Denizlispor maçından beri yenilmediler ancak kazanamıyorlarda..

Gençlerbirliği ise sezon başından beri beni yanıltan tek takım…

Gaziantep FK vs. Başakşehir

Güray’ın kırmızı karttı sonrası 5-3-2’den 5-3-1’e dönüş yapmak zorunda kalsada beraberliği buldu Gaziantep FK ancak Başakşehir bu maçı bir şekilde kazanacaktı. Yüksek pas yüzdesi, toplamda 21 şut (9 isabet) üst düzey oynanan (Güray’ın kırmızısı bunda etkili) Başakşehir toparlanma sürecine girmiş durumda. Ligin ilk iki haftasında aldıkları iki mağlubiyetten sonra onlarda kaybetmedi.

Son iki maçı kazanmasını bildi ve 6. Sıraya kadar yükseldi.

Maça geri dönecek olursak Başakşehir Gaziantep FK’nin oyun yapısından dolayı ceza sahası dışında bol bol denedi. Ceza sahası dışından 7 şutları var.

Gaziantep FK ise kırmızı kart sonrası önce 5-3-1’e kısa bir süre sonrada 4-4-1’e döndü. Raman Chibsah’ın savunma önündeki çapayı andıran oyun yapısı ile 5-3-1’e de sık sık geçiş yaptı. Başakşehir ise 4-1-4-1 (asimetrik) düzende oynadı.

Bu maçta xG oranı Başakşehir’in 3,45 olduğununda altını çizeyim.

Sivasspor vs. MKE Ankaragücü

Aslında çok ortada bir maçtı. Sivasspor bulduğu pozisyonları değerlendirirken Ankaragücü bunu başarmadı.

Ankaragücü, Sivasspor’un yaptığı acayip büyük hata ile golü bulduktan sonra bir kaç pozisyona daha girdi ancak sonuç alamadı. Mert Hakan’ın muazzam golü ile beraberliği sağladıktan sonra maç çok ortada geçti.

İkinci yarının başında yine Mert Hakan’ın uzaktan attığı golle maçı 2-1’e getirdikten sonra Ankaragücü maçı neredeyse tek kaleye çevirdi ama Samassa şahane bir maç çıkardı.

1,19’luk xG oranı ile oynadı Ankaragücü. %38 ile isabet ile şut çekerlerken Sivasspor %55 ile isabet ile şut çekti.

Ankaragücü gelirken 3. golü de bulunca Sivasspor maçı kazanabildi. İki takımında 4-1-4-1 oynadığını ilave edeyim.

Göztepe vs. Kayserispor

Topa sahip olan Kayserispor pozisyon bulan Göztepe. %54,2 ile topla oynayıp 0,31 xG ile maçı tamamlamak pas oyunu üzerine oyununu kurgulayan her Türk takımının ne gibi sorunlar yaşadığını açıkça gösteren bir başka done.

Rakibinden 134 pas daha az yapan ama 2,71 xG ile 4 gol bulan Göztepe direkt oyun yapısının iyi bir temsilcisi olduğuna inandığım Tamer Tuna topu rakibine vererek istediğini aldı.

Kayserispor da ise Yönetim ile birlikte Hikmet hocanında ayrılacağı bir noktaya gelindi. Ligin sonuncu sırasında yer alıyorlar ve 14 gol yediler.

Göztepe skor üstünlüğü sonrası 4-4-1-1’e geçiş yapması ve ilk 50 dakikada 4-0’ı bulması bir penaltınında kaçması cabası. Göztepe 9 puan ile 11. Sırada.

Yeni Malatyaspor vs. Denizlispor

Yücel hoca bu maçtan sonra görevden ayrıldığını belirterek başlayayım. Lige Galatasaray ve Antalyaspor galibiyeti ile başlayan ligin 3. Haftasında 3. Sırada yer alan Denizlispor ligin ikinci haftasından beri galibiyet alamdı. Bu dönemde 2 beraberlik 3 mağlubiyet alırken maçları hep tek farkla kaybetti.

Gol atma sorunu yaşadıkları ortada. Ligin ilk iki haftasında 2-0’lık galibiyetler aldıktan sonra sadece 2 gol attılar.

Yeni Malatyaspor ise istikrarsız sonuçlara devam ediyor. Gol bulmaya başladığı zaman durmayan ama atamadığı zamanda çölleşen bir takım görünümündeler. İlk haftalardaki mağlubiyetleri avrupa yorgunluğuna verdim ama istikrar yakalayamadıkları bir gerçek.

Denizlispor ise ilk haftalarda topladıkları puanlar ile şu anda 14. Aynı Çaykur Rize gibi…

Kasımpaşa vs. Konyaspor

Daha önce kendisi hakkında bir yazı yazdığım ve bence ülkenin en iyi teknik direktörlerinden biri olduğunu düşündüğüm Aykut Kocaman’ın Konyaspor’u bir tarafta, yine başka bir mecrada hakkında yazı yazdığım, oyunun savunma yönüne kafa yormadığı için istikrarsız olduğunu düşündüğüm Kemal Özdeş…

Bu maçı izlerken Aykut Hocanın bir İtalya yapması gerektiğine olan inancım da arttı…

Ülkede formaları üzerinden çıkaramayan çok insan var. Aykut hocada onlardan biri mesela. Fenerbahçe kimliği teknik direktör kimliğinin önüne geçtiğinde yaptıklarınızın anlamı bazen kalmıyor. Özelliklede bu kadar ötekileştirilmiş bir toplumda artık bizden değilsen onlardansın saçmalığının ayyuka çıktığı bir noktada yaptıklarının görülmemesini normal karşılıyorum.

Savunma odaklı bir oyun oynayıp hücuma çıktığında ise yüzdeli oynamayı öngören bir yapı var Konyaspor’da…

Bu sezon 4-4-2’yi oynadıkları karşılaşmaların (630 dakika yani) %57’sinde kullanmış onun kardeşi 4-4-1-1’i de %12 ile repertuarına eklemiş bir hoca. Simone’nin Atletico’suna bir gönderme var burada onu belirteyim.

Kasımpaşa tarafında ise net bir golcü eksikliği var. 2 xG ile oynayıp 1 gol bulmak can sıkıcı. Rakip ise 3,6 xG ile çılgın atmış iken.

Güzel bir maçın sonunda 4-1’lik skor ile kazanan Konyaspor oldu ve 12 puanlı 3 takım ile birlikte 2-3 ve 4. Sırayı paylaşıyor.

Kasımpaşa ise gol sorunu yaşamaya devam ediyor. 11 gol yemiş olmalarını da unutmayalım.

Ligin. 7. Haftası sonunda puan durumu ve haftanın sonuçları şöyle.

Bu hafta Milli maç arasından dolayı ligde maç oynanmayacak. Takımların bu haftadan sonra bir aylık bir maç trafiği bekliyor. Sonrasında kasım ayında yine milli maç arası olacak.

8. Hafta programı şöyle ;