Yıllaaar sonra gelen Şampiyonlar Ligi katılım hakkından sonra sanmıştım ki Lotito nihayet cebindeki akrebi gezmeye çıkaracak ve piyasaya bam, bam, bam girişip takımı donatacak. Hayır, ondan Cragnotti performansı falan da beklemiyordum…

Sanki çok mu zordu İmmobile’nin yanına Mbappe’yi, arkasına De Bruyne’yi getirmek; defansı Upamecano ve Skriniar’la güçlendirip sol beke Alphonse Davies’i almak? Şaka bir yana ama gerçekten büyük hayal kırıklığı yaşadım.

Geçen birkaç sezona baktığımızda şunu görüyoruz: Lazio’nun birkaç mevki hariç çok çok iyi bir XI’i ama yine birkaç mevki dışında çok çok kötü bir bench’i var. Bu da doğal olarak her fikstür sıkıştığında takımın çuvallamasına yol açıyor. Mesela geçen sezon. Pandemi arası gelene kadar Lazio’nun ciddi ciddi şampiyon olma ihtimali vardı. Hatta en az Juve kadar vardı. Ne zaman ki pandemi arası bitti ve ligi tamamlayabilmek için haftada iki maç oynamaya başladılar, tanınmaz bir takıma  dönüştüler.

Transferde görece suskun kalmalarında pandeminin etkisi var mı, bu da ikircikli bir mevzu. Kulübün futbolcu maaşlarını ödemekte zorlandığı ve federasyon tarafından, bekleyen ödemelerin yapılması için belirlenen son güne, yani 1 Aralık’a kadar tek kuruş ödeme yapmayacağı söyleniyor. Öte yandan bir de bakıyorsun ki 120. kuruluş yıldönümü şerefine Boeing 737 almışlar:

Bu konudan Luis Alberto da şikayetçi olacak ki twitch yayınında “Uçağı gördüm, çok paraya mal olmuş ama sıra bize geldiğinde hiçbir şey vermiyorlar. Lanet olsun.” demiş. Kısacası “Ayranı yok içmeye, Boeing’le gider…” durumu yaşanıyor sanki.

Şimdi o kadar eleştirdik ama takım hiç güçlendirilmedi de diyemeyiz. Çift forvet oynayan bir takımın elinde sadece 3 adet forvet bulunması (İmmobile, Correa, Caicedo) ayıp bir şeydi ve geçen sezon bundan çok çektiler. Bu yaraya merhem olması için alınan Muriç, şu ana kadar sönük kalsa da bence doğru profil. Skor yapamasa bile hem İmmobile’yle hem de Correa’yla çok uyumlu oynayabileceğini düşünüyorum. Zaten defansı yıpratıp şu ikiliden herhangi birini beslemeyi sağlarsa gol atıp atmaması kimsenin umrunda olmayacaktır.

Lazio’yla ilgili konuşurken benim yıllardır söylediğim bir şey var: Stopere takviye şart! Yani orta sahasında ve forvetinde dünya çapında adamların oynadığı bir takımın stoperi Bastos, Vavro, Wallace, Radu falan olmamalı(ydı). Her ne kadar Acerbi’ye ve Luiz Felipe’ye (müzmin sakat) saygımız sonsuz olsa da en az bir adet iyi bir stoper alınmalıydı. Peki ne yaptılar? 3 sezon evvel Southampton’a sattıkları Hoedt’ü kiraladılar. Elbette hiç yoktan iyidir ama bence hala takımın en zayıf halkası savunması.

Geçen sezon mükemmel bir transfer yapmıştı Lazio. Sağ kanada/beke SPAL’dan Lazzari’yi getirmişler ve o efsane verim almışlardı. Hatta Di Lorenzo’yla birlikte ligin en iyi iki sağ bekinden biri bana göre Lazzari. Aynı tarifi sol kanada/beke de uygulamak adına yine SPAL’dan Fares’i aldılar bu yaz ama… “Hay almaz olaydınız!” dedirtti şu ana kadarki oyunuyla. 24 yaşına gelmiş ve Serie A yüzü görmüş bir adam bu kadar mı kötü orta açar, bu kadar mı pas hatası yapar? Vallahi pes. Arkadaşları da ümidi kesmiş olacak ki o sahadayken sadece sağ kanadı kullanmaya özen gösteriyorlar artık. Geçenlerde Instagram’da taraftarlar bunun ortalarını eleştirmiş, bu da onlara kendini düzelteceğine dair söz vermiş. Bekleyip göreceğiz ama 35’lik Luliç iyileştiği anda buna forma morma vermez gibi geliyor bana. İgli Tare’nin nadir karavanalarından biri olacak sanki.

Aslında yaz başında sansasyonel bir isim getireceklerdi orta sahaya. City’den ayrılan bonservissiz David Silva’yla her konuda anlaştılar. Maaşından giyeceği forma numarasına kadar her şey belliyken ve artık Roma’ya inecek uçağı gözlenirken son anda madik attı Silva ve Sociedad’a gitti. 2016’da da Bielsa tarafından aynı muameleye maruz kalmışlar ve İnzaghi biraz da o sebepten takımın başında kalabilmişti. Neyse, David Silva’nın gelmemesiyle birlikte doğan boşluğu United’dan kiraladıkları Andreas Pereira’yı kiralayarak doldurdular. Satın alma opsiyonu da mevcut ama 27 milyon avro verilip de alınacak biri gibi durmadı şu ana kadar. Tabii o da İnzaghi’yle aynı kaderi paylaşırsa ne ala… Orta sahaya bir diğer takviye de “feeder” kulüpleri olan Salernitana’dan (onun sahibi de Lotito) katılan Akpa Akpro oldu. Grup maçında Dortmund’a golünü de atan Akpa Akpro’nun daha iki sene evvel kulüpsüz takıldığını hatırlıyorum.

Son olarak da yedek kaleci rolü için getirdikleri Pepe Reina’ya şimdiden çok iş düştüğünü ve onun da bu süreçten alnının akıyla çıktığını söyleyelim. Yaptıkları en mantıklı hamlelerden biri buydu zaten. Velhasılıkelam en başta da söylediğim üzere yine mütevazı bir transfer dönemi geçirdiler. Atık klişeleşen bir söylem vardır bu tarz kulüplerde: En büyük transferimiz kadroyu korumamız oldu, şeklinde. O açıdan bakarsan haklılar. İmmobile, Luis Alberto, Milinkoviç-Saviç, Acerbi vs. halen Lazio’da. Daha önemlisi İnzaghi halen Lazio’da… Malum Sarri sonrası Juve’nin çökebileceği isimlerden biriydi ve bence gitse çok da başarılı olurdu. Ha, iyi ki de gitmedi tabii.

Bazılarına abartılı gelebilir belki ama İnzaghi’nin Gasperini’yle birlikte ligin en iyi hocası olduğunu düşünüyorum ve sağ olsun o da beni hiç yanıltmıyor. Mesela bu adam Brugge deplasmanına 12 oyuncusundan yoksun (kimi covid kimi sakattı) gidip altyapı oyuncularını falan oynatarak 1 puan kapmayı başardı ki Belçika’ya götüremediği o 12 oyuncunun arasında İmmobile, Luis Alberto, Lucas Leiva, Lazzari ve Strakosha da vardı. Grubun ilk maçında Dortmund karşısında oynattığı ve Favre’ı afallattığı futbola hiç girmiyorum bile. Şu adamın yaptıklarını herhangi bir Alman ya da ispanyol hoca yapsa -hele de Premier League takımı da çalıştırıyorsa- hakkında podcast’ler, videolar çekilir; futbol dergilerinde makaleler makaleleri kovalardı.

Kapatırken Caicedo’yla ilgili de birkaç kelam etmek gerek. Takımın yıldızı İmmobile, beyni Luis Alberto, savunma bakanı Acerbi olabilir belki ama kalbi kesinlikle bu adam. Yedek bırakırsın gık demez, üstüne adam alırsın (Muriç) küsmez, satmaya kalkarsın istifini bozmaz ve son 5 dakikada bile oyuna girse terinin son damlasına kadar savaşır. Diyeceğim o ki attığı o son dakika golleri anasının ak sütü gibi helal ona…